Büyük Hayallerini Besleyen Küçük Kahramanlar


Hayalleri inşa etmek, kimine göre kanlı; kimine göre de pervari bir durum. Nihayetinde olan ile olmayan arasındaki ince ipten geçmek gerek ve bir şeyler üretmek. Hal böyle olunca çoğu dil tutulmakta, çoğu çalışan beyin durmakta, ilham adı verilen kelimenin arkasına saklanmakta, çoğu da 10 aylık bebeğe gebe gibi bir çok şeye geç kalmakta.

Okumaya devam »



Kocaman OlmuÅŸ Adamlardan Arta Kalan Hayatlar

Ardına bakmadan yaÅŸamayı mecburen kabul etmiÅŸ bir nesil olarak durmadan ilerisinde ne olacağını da pek kestiremeyerek yaşıyoruz. YaÅŸayışlarımızın bundan 50 yıl önceki insanlardan farkı bir kaç teknolojik denilen ama ciddi bir ÅŸekilde pazar kıvamında insanla üreyen aletler dışında pek de bir farkı yok. Bir sürü adam, bir sürü kadın ve çocuklar, geçen hayatların, kendilerine ait olan zamanlarında yaÅŸayanlar… Bacağı kısa olanların, boyu uzun olanlarla yan yana yaÅŸadığı mahalleler bundan 50 yıl önce ne idiyse; ÅŸimdiki zamana kalanlar bir çok belediyenin deÄŸiÅŸtirirken haz duyduÄŸu kaldırımlar ve yerine yıkılıp, yenisi dikilmek istenen binalar… Kısacası hayatlar ve hayatlarla akan zaman. Bir kelebeÄŸin tek günlük ömrüne karşılık yaÅŸayan 60 yıllık yaÅŸlılar ve onlara inat yaÅŸayan dallarını sımsıkı tutan çınarlar, asırlık kaplumbaÄŸalar ve de çok sevilmeyen kargalar… Geride kalan da, ardına bakmadan yok olan da hayatlar…

Okumaya devam »



Ben çocukken daha çok gülerdim, çünkü…


Ben çocukken daha çok gülerdim, çünkü o zamanlar enflasyon yoktu. Enflasyonu anlatan yeÅŸil dinazor görünümlü canavar ÅŸeklini bile görmemiÅŸtik o zamanlar. Varsa yoksa tek yeÅŸil dinazorumuz barney idi ve o da o zamanlar güler, eÄŸlenir, kaykayıyla çoÅŸar, kaçardı. Yıllar geçti, barney’de yaÅŸlandı, bizde.

Ben çocukken daha çok gülerdim, çünkü beni “ce-eee” saçmalığıyla güldürmeye çalışan benim 3 katım büyük adamlar, kadınlar vardı. Bunların içinden bazı adamlar beni havalara fırlatıp, oldukları yerde döndürürken; bazı kadınlar da yanaklarımı sıkıp acıttıktan sonra, yüzümü güldürmek için mahkeme yüzlü hallerini eçiÅŸli büçüşlü ÅŸekillere büründürdüler. Onları öyle görünce aÄŸladım. O zamandan sonra da kadınlarla aramı hiç iyi tutamadım. Bir kiÅŸi dışında. Hayatımı anlamlandıran o kiÅŸiyle tanıştıktan sonra da zaten kadın-erkek ayırt etmeden önce insan olmayı öğrendim, sonra da baÅŸka kadınlardan medet ummadım.

Okumaya devam »