Artık Sana da Sayfalarca…

Dünya üstünde varlığını bildiğim ama bulamadığım şeylerden bahsedeyim… Senin için, sana yazdıklarımdan. Hayatlarından geçerken “biz” olmuş diğer kadınlara da yazdığım gibi, gün geldiğinde bir yerlerden senin için deyazılmış, altında tarihi; imzası yer edinmiş kağıtlar çıkacak. Ve ben onları şimdiden benim dahi bulamayacağım yerlere saklayacağım. Ben bulamayacağım. Bu filmin içindeki yaşlı adam rolündeki tiplememi uzaktan izleyip, sana olan cümlelerimi genç eller tutacak; güzel gözler süzüp okuyacak ve gün gelecek, seni sevişlerimi benden daha çok bilen  onlar da olacak.

Yazdıklarımı merak eden sana, sayfalarca benden ve sayfalarca senden bahseden nutuklar atacağım. Dilime vursa, ne sen anlar ne de ben anlarım bu tümceleri ama kağıtlarda öyle olmayacak. Ağacında büyülenmiş kağıtlara seni koyacağım, görünmez olacaklar ve sevgili gün geldiğinde artık sana da sayfalarca yazılar yazmış, kalemimin sürttüğü her yere adını bensel bir dille hecelemiş olacağım. Yanına gelip, yanağından bir öpücük konduracağım. Gökyüzüne bakacağım ve gün gelecek bende bir gün şimdiden bakıp izlediğim o güzel yıldızların arasında kendimce yerimi alacağım!

Geriye kalan, senin de sayfalarca “ben” olan kağıtların ve “biz” olan yazıların; hikayelerin; cümlelerin olacak. Ve artık sana da sayfalarca, hizasız duygular; betimlemesiz dünyalar; boş kağıtlar bırakacağım. Giden bedenler ve bırakılan duygular kalacak bizden sonra neydiği belirsiz olacak Dünya’da ve benden sonra da elbet birisi, başkaları için sayfalarca yazılar karalayacak. Dünyanın yeri her daim belli, bizim yerimizde her daim dolmuş olacak; ama senin bendeki yerin ise; ne sayfalarca ifade edilebilir ne de her şeyin yazıyla başladığı tarih gibi kaydı tutulabilir olacak, emin ol ki dolmayacak.


Yorumsuz kalmış! Sayenizde...

TrackBack URI

Trajikomik detay...
Güzelim Türkçemizin dil kurallarıyla ilişiğini kesmiş, "selam,merhaba,nasılsın" gibi kelimeleri kurarken "SMS" kalıplarına,kısırlığına kapılarak kendini "slm,mrb,nslsın" şeklinde ifade etmiş, IP adresi'nin kaydını tuttuğum halde sanal alemin verdigi "Beni nereden bulacak? - ki bulunuyorsun merak etme! -" rahatlığından bizim Özer'e küfür,hakaret etme gazına erişmiş, bu gazı bünyede dolandırırken bunu bile adam gibi yapamamış her bireyin yorumları özür dilenerek büyük bir keyifle silinir... Yorumların hepsini yeni bir mektupla buluşmuş gibi keyiflice okurum... Belki de "Trajikomik detay"da ki en olumlu sözüm de bu olmuştur...

*

*