Garip Halli Sevdanın Saklambaç Üçlemesi

Soluduğa duyduğun havanın mahsunu baz almış sevişmesidir garip halli sevdalar. Balkonun altında O dışarı çıksın diye beklediğin, köle isaura saplantılı bir brezilya dizisi. Uzak diyarların tadından doyulmaz meyvaları önüne konulmuş bir kralın, insan nankörlüğünü işleyip, her şeyi bir kenara ittirmesi ve hareminden bir cariyeyle geceyi geçirmesi, kısacası aşk bu garip halli sevdalar

Saklambaç misali 100‘e kadar sayımların yalandan olduğu bir yer küre, ve de yanı başındaki sevdiceğinle geçen zamana aykırı gidişlerinle, yaşanılacak tadılacak bir şey olmasa da içeriğindeki garip halli kısmına vurulacak kadar da nalet bir şeydirAşk… Aslında ondan bahseder dururum, ortak dillerin olduğuna inanılan bu yer kürede; aşığı olmadığın bir kara parçasını sana sevdirecek; denizden gelen herhangi bir soda şişesi içindeki sarımtırak kağıda ve içindeki yazıya, duyguya hayran kalıp bir gözünü denize dikip ömür geçirebileceğin bu garip halli şeyden, sevdadan, aşktan

Bahar geldi bu şehire; etrafında çiceklerin ücüş bücüş bir hal aldığı o sonbahar, karla kaplı geceler kışlar ve sevdalısı olduğum yağmurlu günler bir kenara çekilip bu tutsağı olduğumuz oyuna bir de Bahar‘ı ekledi. Ne iyi de etti ah sevgili… Dudaklarından koklarcasına içine çektiğim o nefis bahar havasının bendeki etkileri, sinirli ve aksi geçen günlerimi bile güzelleştirip, yeşertiyorsa daha ne ister insanoğlu ve diğer azman tayfası diye düşünür durdum. Son derece yalın sevdaların üçleme şeklinde hayata dahil olduğu, “parti animal” dışı hayat dostları hayvanların dahil bu sisteme dahil olduğu başka bir mevsim yoktur yahu dedim durdum. Bir tuhaf geçen günüm ve gecemin son kısmında yanıbaşımda tüten sigaradan nefeslik olarak aldığım dumanı muzur bir şekilde kalbe benzetmeye çalışmışlığım bu mevsimde oldu sevgili. Güzellik göreceli olduğu söylenen Dünya‘nın en çok yanlısı ve sevdalısı olduğu mevsimine selamlar ederek ve güzel geçen bir İstanbul gününe haykırarak, hoşgeldin BaharSenden sonra yaz ve sonrası sonbahar


Yorumsuz kalmış! Sayenizde...

TrackBack URI

Trajikomik detay...
Güzelim Türkçemizin dil kurallarıyla ilişiğini kesmiş, "selam,merhaba,nasılsın" gibi kelimeleri kurarken "SMS" kalıplarına,kısırlığına kapılarak kendini "slm,mrb,nslsın" şeklinde ifade etmiş, IP adresi'nin kaydını tuttuğum halde sanal alemin verdigi "Beni nereden bulacak? - ki bulunuyorsun merak etme! -" rahatlığından bizim Özer'e küfür,hakaret etme gazına erişmiş, bu gazı bünyede dolandırırken bunu bile adam gibi yapamamış her bireyin yorumları özür dilenerek büyük bir keyifle silinir... Yorumların hepsini yeni bir mektupla buluşmuş gibi keyiflice okurum... Belki de "Trajikomik detay"da ki en olumlu sözüm de bu olmuştur...

*

*