
Gördüklerime filtre taktım… Gözlerime bakamamışım tanrım. Göz denilen özel organı biraz yuvarlatmış-miyop-, bir de ışığın kırılma iÅŸlemlerine karışıp, görünen aslında terste duran nesneleri bulanıklaÅŸtırmışım-astigmat-. Nerede o eski ÅŸahin gözler, nerede güzel dudaklar, elma yanaklar diyerek bir sitem birikimi yaşıyorum ÅŸu anda.
Bilirsin iÅŸte; vücudun “absorve-göktürkçe’den çevirirsek ömmek-” özelliÄŸi ozon kadar saÄŸlam deÄŸilken; kaldı ki ozonunda parfümdü, hava kirliliÄŸiydi, hayvan dışkısıydı diyerek içine etmiÅŸken, ben gözlüğümü takıp sadece gözlerimi korumayı deniyor ve bu korumayı da “polaroid” camların verdiÄŸi o güvene inanarak saÄŸlıyorum!
Gözlerime bakamamışım yüce güç. Sana inanmış, sana sığınan milyonlarca insan görmüşüm belki; ama gözlerime bakamamışım. Gördüğüm insanlar, kimi zaman önce destur çekmiÅŸ sonra da diÄŸer destur çekebilen müslümanları kandırmışken ve bende bunlara ÅŸahit olmuÅŸken; gözlerime bakamamışım. Gözlerime bakamamış, anlamını bilmediÄŸim arapça kelimelerle yanına, ölüne, dirine sokulan bu meymenetsiz-tevekkül bol kullarından bihaber kalmışım. Bana verdiÄŸin bu kusurla, özellikle nesneler bulanıklaşırken, zaten sıçtımının dünyasında-afedersin- ve zaten sıçtımının ÅŸehrinde -afedersin TWO(buda senin verdiÄŸin dillerden ve çoÄŸumuzun gavurca dediÄŸi dillerden birinde sayı anlamındaki bir kelime)- bir de bu bana bulaÅŸmışken, hortumcu bıyıklıların yaptıklarını bulanık görücek olmak-gözlüksüz- gerçekten üzücüymüş. Ama sen gözlük vermiÅŸsin ve ben takmışım. Benim gözlerim görürken, senin verdiÄŸin bir diÄŸer zat’ta benim gördüklerime TAKMIÅž, dolandırmış. Sonra ona da bir baÅŸkası takmış. Argo anlamı fazla kelime öbeklerini sözlerime eklediÄŸim için afedersin‘leri üçlüyorken; bu niyeti bozuk, devri düşük ÅŸemada benim pozisyonum yine seninde önerdiÄŸin pozisyon olarak kalmış ve buna sevinmiÅŸim.
TeÅŸekkürler tanrım… TeÅŸekkürler ki, gözümün görmemesi, bozukluk derecesinin de “1,5” olup benim “Acaba gözler daha bozulur mu? Sahi neler olur?” diyerek internette aramalar yapıp okuduÄŸum bir sürü safsata haberin getirisi gerginlikle, sana gerçekten teÅŸekkür ediyorum… Görüyorum… Barış Manço’yu da anarak, DUYUYORUM… Dünya dönüyor, ve o DÖNENCE‘nin içinde, eÅŸiÄŸine yakın insan dışkısı olup, olanları bir güzel takip ediyorum. Bu ülke ve durumu nereye gidiyor. Biliyorum… Ama yine de seviyorum!
Karışık duygu selinin hikayesidir bu… Dikkat edilsin ki; kiÅŸi, kurum ve haklar söz konusunda tutulmayıp; akla gelinebilecek bütün kiÅŸi, kurum ve haklara kendi deyimimle “pok” atılmıştır. Fakat önemli bir nokta, af da dilenmiÅŸtir. Keyfi de çıkarılmış, teÅŸekkür kısmı sona iliÅŸtirilmiÅŸtir.

cok keyif aldım, parantez içi açıklamalar şahane, mizah kuvvetli , başarılar.
Saygılar
1
Yazan ruya sozen | Tarih 22.03.09
Yorum bırakma alanıma analitik bir yorumla renk getirdiğiniz için çok teşekkürler Rüya Hanım
Mizahın beline vuranlara, ben bel altı vuruyorsam ne mutlu bana, mizah kelimesini tekrardan andığınız için bir teşekkür daha -fazla teşekkür etmem, heleki iki teşekkürü ard arda sıralamayı hiç sevmem ama bu seferlik böyle olmuştur, keyifte almışımdır çok sağolın
-
2
Yazan Özer Varlık | Tarih 22.03.09
Trajikomik detay...
Güzelim Türkçemizin dil kurallarıyla ilişiğini kesmiş, "selam,merhaba,nasılsın" gibi kelimeleri kurarken "SMS" kalıplarına,kısırlığına kapılarak kendini "slm,mrb,nslsın" şeklinde ifade etmiş, IP adresi'nin kaydını tuttuğum halde sanal alemin verdigi "Beni nereden bulacak? - ki bulunuyorsun merak etme! -" rahatlığından bizim Özer'e küfür,hakaret etme gazına erişmiş, bu gazı bünyede dolandırırken bunu bile adam gibi yapamamış her bireyin yorumları özür dilenerek büyük bir keyifle silinir... Yorumların hepsini yeni bir mektupla buluşmuş gibi keyiflice okurum... Belki de "Trajikomik detay"da ki en olumlu sözüm de bu olmuştur...