
ÇOK YAKINDA!!!
Dedik ve o vakit geldi, hissedebiliyorum…
E başlayalım… Buyrun sorularınızı alayım?
Kimsin arkadaşım sen? Ve beni sabahın bu saatinde niye çağırdın? Ben nasıl geldim buraya ya?…
Nerden bileyim canım, Google’da arama yapınca bile çıkar oldum artık, bir şekilde ilişmişsindir yanıma o kadarını bilemiyorum… Beni sorarsan ” “20 yıldır” , az değil tam “20 yıldır” cılkı cıkmış bu yerkürede yaşamaya çalışan, pembe pancurlu bir ev ve güzel bir sevdayı her daim hayal eden, kimi zaman yere düşse de bu sevdayı hatırlayıp apar topar yerden kalkan ve hayallerinin arkasinda da çokca duran bir adam…” diyen “hakkımda” yazım var, ama daha fazlasını öğrenmek istersen at bi kaç soru daha önümüze de cevaplayalım!
Tamam canım bir kaç soru daha sorayım haklısın!.. Pekala… Okuyor musun? Yani eğitmenlerinden ve eğitiminden bahset!
Bak baştan söyleyeyim daha ilk soruda “canım” , “eğitmen” gibi ince kelimeleri kullanma , benden tavsiye sana… Gelelim şimdi sorunun cevabına, “Okuyorum!” evet. Yaklaşık 2 yıldan beri Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (OGÜ) Fizik bölümünde A takımla beraber maçlara çıkıyorum. Karşı takımın kalecisi olan sevgili “Analiz” hocamızı da geçersem muthiş bir gol atıp 3.’üncü sınıf koridorlarında dolaşıcam, inşallah. Evet “canım” başka sorun?
Öhö… Hımm… Peki, çok güzel, okuyorsunda, sadece hayatın okuldan mı ibaret? Var mı başka bir şeyler? Yaşamında yer tutan şeyler?..
Vallahi yaşamımda yer tutan en güzel şey ailem. Benim canlarım,bedenimin en akıllı ve en sevdiğim tarafı, vs. Üzerine ansiklopediler yazacağım insanları anlatmak için şu kadarcık alan yetmez bana, emin ol. Neyse pek dağıtmadan şöyle devam edeyim. Aileme hayatımın son zamanlarında “çobanlık” yaparak geçinmek istediğimi söylesemde bunların dışında birde benim iş(ler)im var. Okul zamanı sevgili üniversitemin “Basın Ve Halkla İlişkiler” biriminde çalışıyorum ve çeşitli konferanslarda,törenlerde,açılışlarda anlık yakalamak istediğim pozlarla birimimde görev alıyorum. Ara ara elime kamerayı da alıp bir kaç kayıtta o şekilde yapmışlığım var. Yani bir nev-i devlet memuru bizim “Özer”. İşi, yeri, aldığı maaşı belli kısmeti henüz açılmamış bir adam
Ha bunlar dışında bir de çeşitli internet siteleri yapmışlığım, düğünlerde de fotoğrafçı ve kameraman olarak dolandığım anlarda olmuştur. Severim çalışmayı! Fakat ve tabi, doğru işler ve seçenekler doğrultusunda. Yoksa benden verim bekleme haberin olsun.
Çok Dolu bir yaşamın varmış. Bu yaşına kadar baya bir şeyler yaşamışsın ne mutlu!
Herkes yaşamıştır. Sorularına iki cevap verince sende gönlünü yavaştan bana kaydırmaya başladın. Bunu sakın yapma!!! Yapmazsın? Di mi?
Yok “canım” yapmam. Pardon yapmıcam yani. (5 saniye sessizlik) Teknolojiyle aran nasıl? İlk defa bilgisayarı ne zaman kullanmaya başladın?
Bir ara sessiz kalınca tıkandın sandım ama iyi,senden daha soru çıkıcak
Neyse… İlk bilgisayara ben “Orta 1″deyken sahip olmuştum. “Celeron” makinaların çokca kullanıldığı ve bilgisayarların ailenin bütçesini fazla zorladığı dönemde sevgili “VESTEL”in yaptığı “FUNKEY” kampanyasıyla “16 Mb” harddiskli, sadece internete giren mini bir bilgisayarım vardı. Hala aynı kasada “16 Mb” harddiski eskiyi anmak için çıkarmadan, mini kasayı dev kasa yaptığım bilgisayarım evimde özene bezene tozu alınmış bir şekilde durur. Bunun dışında teknolojiyle aram çok yok. Bir adet cep telefonum(taşıması bile kimi zaman zor geliyor!) , bir adette neredeyse hiç izlemediğim “tivim(televizyonum)” var. Biraz eski kafayım, her zaman diyorum, “Ben 1960-70′lerde yaşamalıymışım! Gramofon,taş plak ve bolca da kitap.” işte bu ya.
Eski kafalıyım diyorsun ama baksana şimdiye bir internet siten bile olmuş bu arada az önceki soruda kısmetim yok dedim, iyi cocuksun! Yok mu elde avuçta karşı cinsten bir arkadaş?
Yuh yani! Açıldıkça açılmaya başladın. Sana ne benim özelimden
İnternet siten olmuş diyosun da onu yapana kadar canım çıktı ama seviyorum internetle uğraşmayı, ya da şöyle diyeyim. Herkesin bakınabiliceği, oturduğu yerden dahi bir dünya şeyi yapıcağı bu arazide benimde bir kaç parça yerim varsa ne ala işte.
Evet, Bencede. Bana da internet sitesi yapar mısın?
Farkındaysan röportaj daha bitmedi! Bittiğinde konuşuruz merak etme.
Hı… Şimdi o zaman şunu sorayım. Paran var mı,paran?
Hoppala,kafayı çozutmaya başladın ha. Napıcan parayı. Asıl ben sana sorucaktım, “Benimle röportaj yaptığın için bana kaç para borçlusun haberin var mı? diyecektim. Benim gibi bir adamdan çıksa çıksa en fazla bir ekmek parası çıkar, Allah’a şükür!!!
Yok “canım” o anlamda sormadım. Pardon. Benim sormak istediğim bizim “Özer” parayı çok kullanır mı? Parayla pek vakit harcar mı? Onu soruyorum…
Parayı çok kullanmam. Çokca banknota sahip olsam dahi(ki hiç olmadı!) yeri ve zamanı var onu kullanmanın, adamlar boşu boşuna “ULU ÖNDER ATATÜRK”ün resmini basmıyor oraya, kolay harcanmasın diye yapıyor, kimi zaman “Zor bulursunuz bunu!” diye… Dediğim gibi daha çok paranın pek işe bulaşmadığı şeylerden zevk alıyorum. Çayırda çimende plastik topla top oynamak, ev yapımı besileri mideye indirmek ( öğrencilikte olmuyor
), arkadaşlarım ve sevgili dostlarla sohbet etmek, lakırtı, muhabbet karalamaca vs.
Hımm… İnternet dünyandan konuşmaya devam edelim… İlk internet siteni, ne zaman yaptın? Yoksa ilk internet siten bu mudur?
Heh şöyle güzel sorulara yönel ![]()
Yok,”ilk internet sitem” bu değildir. Bu, şu an için kendim için tasarladığım ve yaptığım en özene bezene yapılmış internet sitesidir. “Diğer yaptıkların özene bezene yapılmamış ozaman!” diye sakın düşünme ama, yaptığım bütün sitelerde birbirinden farklı göze hoş gelicek, çokca güzel şeyler bulabilirsin. Bir yaptığımı bir dahakine bir başkasına yapmam. Benim için yapılan ve tasarlanan şey tek olmalıdır, öyle de olmalıdır. Ayrıca ilk internet sitemi “beleş” olarak nitelendirilen host firmalarından birisinin sayesinde phpBB forum sistemi kurarak yapmıştım. Ondan sonra phpBB’ye nispet olsun diye “html”ye dadandım. HTML tipi siteler yaptıktan sonra javascriptin tadına baktım. Bir yerlerden “PHP nedir?” sorusu türediğinde de ona sarıldım,sımsıkı ve bırakmadım.
Peki,İnternetten yardım isteyenlere yardımı esirgermisin?
Esirgemem… Ama bir ara MYBB forum sistemini kullandığım ve halen dahi moderatörlük yaptığım MYBBDESTEK sitesinde bu internet dünyasının yalan adamlarıyla tanıştım, güzelim yönetimi kimi zaman heder eden ve hiç bir şey bilmeden(bilmemek önemli değil, anlamamak için kendini kasan tiplerden bahsediyorum! Bunlar tiptir!!!) yardım isteyenleri görünce kendime bir dur dedim. Ya da kimi zaman hesap bakiyemi karşı tarafa ilettim. Beni sömürmeye çalışanı emin olunki ben çok fazla sömürürüm.
Anlaşıldı. Her şeyi az çok bilen insanlardansın sende. Msn Messenger, hakkında düşündüklerin?
Az-çok bilen değil. İkilem yaratmam ben insanlarda. Bildiğim, söylediğim, yazdığım budur ve bunlardır. Bunlardan öte bişey bulamazsın zaten. Şimdi gelelim MSN’ye. Kesinlikle MSN’yi sohbet etmek, uzak yerlerdeki arkadaşları kıpraştırmak(titreştirmek), kimi zaman eski anıları anmak, kimi zaman yemek siparişi vermek için kullanıyorum. Bunun dışında internette tanışan insanların ne kadar doğal oldukları konusunda çokca şüphelerim var. Bu yüzden MSN dünyasından tanışma konusunda “Zor bir adam!” olarak görünebilirim…
MSN adresini verebilir misin?
Yok canım o kadarda naklen yayın yapmıyorum. Ama tanışmak isteyip soranlara söylüyorum. Benimle kolay irtibata girmek için sitede yazdığım bir yazıya yorum yap, ya da mail gönder. Ben zaten senin mail adresini görüp gerekli tanışma alanını sağlarım
Pekala. Kötü bir misafirpervermişsin. Röportaj sırasında bir çay bile koymadın önüme!
Hoppala… Nasıl ya?.. “Nankör insan”, pastaları, börekleri mideye höpletip üzerine kendi ellerimle yaptığım sıcak “Niskafeyi” de şapırdatırken böyle demiyordun ya?…
Haha
Hep sen bana dalaşıyorsun birazda ben sana dalaşayım dedim…
Dalaşmak istersen, elleri kolları sıvayıp tavla,scrabble,monopoly vb. oyunları öneririm. Bunları bulamassak dahi penaltı atışlarıyla da dalaşmanın zaferini yaşabiliriz…
Tamam tamam
Bir anda nasıl geldim buraya? Bilmiyorum… Neyse röportajımız bitti, çok keyifliydi.
Seni buraya ben getirdim.
NE???
Boşver!!! Haydi görüşürüz…

