Kötü Gülmek

Untitled-1

Çok uzun zaman önce, kısa saçlı, bıyıkları burma, gövdesi kalın bir adam, kendi görünümden daha ince, saçı ve bıyıkları olmayan bir adamın yanına oturmuş. İki adam yan yana suspare oturdukları yerden ne birbirlerine bakmışlar, ne de varlıklarından haberdar olduklarını gösteren bir harekette bulunmuşlar. İkisi de yalnızca karşıya bakıyormuş. Sanki karşıda oyununu sergileyen tiyatro oyuncularını gözler gibi, sanki karşılarında çok sevdiklerini görmüş gibi, sanki karşılarında milyonlar dururmuş gibi… Baktıkça zaman geçer gibi, bakıpta ne gördüklerini tahmin bile edemeyen ben gibi, önlerindeki geleceğe, ufka bakıyorlarmış. Sonunda gövdesi kalın adam, sanki o gövdeden çıkamaz gibi ince bir ses tonuyla, “Gelecekte başıma ne gelir, bilmiyorum. Ama benden sonra bu Dünya’da yaşayacak olanlar ne kadar şanslı olacak ki?“. Bu soru sonrası diğer adam, belli bir süre yine aynı pozisyonda karşısındaki hayallere baksa da, sonradan o gövdeden çıkamayacak bir kalın ses tonuyla soruya cevap verir.

Okumaya devam »



Büyük Hayallerini Besleyen Küçük Kahramanlar

buyukhayaller

Hayalleri inşa etmek, kimine göre kanlı; kimine göre de pervari bir durum. Nihayetinde olan ile olmayan arasındaki ince ipten geçmek gerek ve bir şeyler üretmek. Hal böyle olunca çoğu dil tutulmakta, çoğu çalışan beyin durmakta, ilham adı verilen kelimenin arkasına saklanmakta, çoğu da 10 aylık bebeğe gebe gibi bir çok şeye geç kalmakta.

Okumaya devam »



Kocaman Olmuş Adamlardan Arta Kalan Hayatlar

zamantuketir

Ardına bakmadan yaşamayı mecburen kabul etmiş bir nesil olarak durmadan ilerisinde ne olacağını da pek kestiremeyerek yaşıyoruz. Yaşayışlarımızın bundan 50 yıl önceki insanlardan farkı bir kaç teknolojik denilen ama ciddi bir şekilde pazar kıvamında insanla üreyen aletler dışında pek de bir farkı yok. Bir sürü adam, bir sürü kadın ve çocuklar, geçen hayatların, kendilerine ait olan zamanlarında yaşayanlar… Bacağı kısa olanların, boyu uzun olanlarla yan yana yaşadığı mahalleler bundan 50 yıl önce ne idiyse; şimdiki zamana kalanlar bir çok belediyenin değiştirirken haz duyduğu kaldırımlar ve yerine yıkılıp, yenisi dikilmek istenen binalar… Kısacası hayatlar ve hayatlarla akan zaman. Bir kelebeğin tek günlük ömrüne karşılık yaşayan 60 yıllık yaşlılar ve onlara inat yaşayan dallarını sımsıkı tutan çınarlar, asırlık kaplumbağalar ve de çok sevilmeyen kargalar… Geride kalan da, ardına bakmadan yok olan da hayatlar…

Okumaya devam »