Bir Çift Gözyaşına Katık Yaşamak

Uzanıp tenine dokundu. Elindeki bozuk, kesilmiş bir resmin üzerine parmağını getirerek ve kim bilir neler düşünerek, dalarak yaptı dokunuşlarını. Uzandı ve tenine dokundu. Gözlerinden aynı anda süzülen iki damla, amaçsız kesilen fotoğrafın üstüne düştü. Düşüşleri imdat dercesine ve özveriliydi yüzünden ayrılırken. Sanki dökülen damlalar yüzde gezinirken, bütün anıları da yüzün saklanan yerlerinden alarak akıtıyordu fotoğrafa ve fotoğraf daha bir derinleşiyor, daha bir anlamlanıyordu o anda.

Belli ki düşündüğü uzaktaydı, amaçsızca kesilen bir fotoÄŸraf karesi günün en baharatlı anı öğlen vaktinde, elindeki kumandaya sıkı sıkıya sarılan çocuklar gibi kesintisiz izlettiriyordu kendini… Bir soÄŸukluk esti birdenbire. Sabahında açık unuttuÄŸu pencereden esen bir öğle rüzgarı, ıslanan yanaklarını üşüttü önce, sonra da gözleri kurumaya baÅŸladı. KuruyuÅŸlar insanın ömründeki bitiÅŸlerdi ve bu seferki kuruma, nemin en dolu olduÄŸu zamanda aÄŸlarken hissedilmiÅŸti. AÄŸlarken en saf duyguydu içtenlik, yaÅŸadığı kuraklık hissi de bu içtenliÄŸe katık battı yüreÄŸine.

Okumaya devam »



Uzaktakilere Kara Bulutlar Yön Verir

Sabah uyandı. Yanağına esen tuhaf bir esintiyle önce bir irkildi. Bu yaz ayının en sıcak gününde böyle soğuk bir esintiyle karşılaşmayacağını uykudan afyonu patlamadan önce bile sezmişti. Çapaklı gözünü esen tarafa, pencereye doğru çevirdiğinde gökyüzünü kaplayan o kara bulutları fark etti.

Bulutlar çocukluk zamanlarındaki gibi beyaz pamuk tarlalarını hatırlatmıyor, daha çok kızgın anne ve babasının birbirleriyle olan kavgalarından aradaki gerilimi hatırlatırcasına birbiri içerisine karışıyordu. Tam bu anda “Dünya’nın baÅŸka bir ucunda geliÅŸen benzer bir olayı gözlemleyen benim gibi kim vardır?” sorusunu düşündü. Ya O bakar mıydı aynı manzaraya ve hayatlarında çokça benzerlikleri olan bu iki beden, kavga etmeye baÅŸlayan bulutların arasında birbirlerini düşünüp, ne koÅŸullarda olurlarsa olsunlar verdikleri yemini mi gerçekleÅŸtiriyorlardı. Bu fikri düşündü. ÇocukluÄŸundan bu yana bütün utanışlarına tanık bir kadın ve onun uzakta olması, içindeki gizemli bahçenin anahtarını kaybetmiÅŸ hissi yaratmış içine oldukça kapanan bir bünye olmuÅŸtu ve O buralardan uzaktaydı.

Okumaya devam »



Üçgen Dünyanın Yuvarlak Cümleleri

Üçgen Dünya’nın yuvarlak olduÄŸunu öğrendiÄŸimde yaklaşık üç yaÅŸlarında, iki cetvel büyüklüğünde bir adamdım. Uzaktan geminin önce bacası göründüğünde sonrasında geminin diÄŸer objeleri, kamaraları, varsa kontrol kulesi ve hatta çapası dahil geleceÄŸini bilen oldukça hınzır ve ukala bir çocuk. Garip bir ÅŸekilde istediÄŸim o ilginç tatlıları yediÄŸim bir çocukluÄŸum oldu benim. KomÅŸumuzun kızına bir gün yan gözle bakmadım, ta ki bahçede elimde tahta parçası dolanıp Dünyayı ben kurtaracağım deyip, siyahi tende bir çingeneden dayak yediÄŸimde, karşı komÅŸumun kızı hislenmiÅŸ yanıma gelmiÅŸti. Eliyle ÅŸiÅŸen alnımın bir bölümünü dokunmak istedi, o yaÅŸlarda hepimiz saf duygularla yaÅŸarken ben üstü kapalı düşüncelerle utandım ve izin vermedim. Yazık geçenlerde kızcağızı deÄŸil de babasını gördüm. Kendisi polis olan babası GBT(açılımı neyse; bkz: Genel Bilgi Toplama) sorgulama yapmak için yanıma yanaÅŸtığında “Zeki Abi…” sevincim bıyıklarının da çatılmasıyla bozuldu, diyemezdim o an ben seni tanıyorum diye, kırk yılın Zekisi arkadaÅŸlarının yanında “abi” olamazdı, olmadı da.

Okumaya devam »