Çok Garip Günlük-1

Gelecekten kaygın varsa, aynadan uzak dur!” diyen tuhaf bir bayanın pürüzsüz tenine baktım bir koca gün. Ağız hareketleri ve ağızdan çıkan kelimelere uygun hareket etmeye çalışan küçük bir burnu vardı bayanın. Sonrasında da dolu dolu bakan gözler ve ince ÅŸerit çekilmiÅŸ düzenli kaÅŸlar gözüme iliÅŸti… Saçlar mı? Saçlar umurumda deÄŸildi. Gerçekten gelecekte o saçların ne hale geleceÄŸinden bihaber derin derin baktık birbirimize… Lafı gediÄŸe oturtanlar, gediÄŸin etki-tepki prensibinden bir haber olurlarsa gelecek anlamsız olurdu, bunu ikimiz de dile getirdik. Ayna mı? Aynanın odak uzaklığı seni sonsuzda gösterirken, ayaklarının yere bastığı Dünya‘nın, evren denilen sonsuzluk hüznesinde öylece durduÄŸundan tereddüt ettik. Bu tereddüdün getirisi olarak kimse kimsenin ayaklarını yerden kesemezken, inanılası güç durumları da yukarıya havale edip yaÅŸamaya tercih edenlere güldük. Kısa günün karı olarak yanda gelen, evde özveriyle hazırlanmış fındık ezmeli ekmek ortadan ikiye bölündü ve biz paylaşımı konuÅŸtuk. Dile gelen yanları ağızda, her bir kelime un eleÄŸinden geçirilip havalı ÅŸekilde çıkınca, bizde kalanları un fabrikasında diyerek; el iÅŸaretleriyle, beden diliyle ortaya sürdük. PaylaÅŸtık.

Okumaya devam »



Atasözlerine Gömülü Hayatlar

Zamanın su kıvamında akıp geçtiÄŸini sezdiÄŸimden beri, kırmızı ışıklarda hiç durmadım ben. Daimi sarı ışıkta gidip kontrollü yaÅŸadım ve yeÅŸile çalan gözlerle baktım, dokundum sevdiÄŸim ellere… Acınası buldum gerçekleri, acımasız olarak görmedim. EÄŸri oturup doÄŸru söyledim; doÄŸru söyledim diye dokuz köyden kovuldum… Åžaşırıyorum, ucu ucadıya, ittire kaktıra gibi geçiyormuÅŸ geliyor bazen zaman ama damlaya damlaya göl olduÄŸunu sonradan fark ediyorsun ve bazen de bu gitmiÅŸliÄŸin üstünü örtmek uÄŸruna diyorsun ki göl suyuyla ekmek mayalanmaz, ama mayalanıyor iÅŸte; hayatın mayalanıyor hem de unu, tuzu, emeÄŸi serpile serpile. Bazen fazlaca una bulanıyor ve çok sert oluyorsun; içine biraz tuz kattık mıydı tuzlanıyorsun; sıcak hallerinde çay ve beyaz peynir üçlemesinin müdavimi oluyorsun, tıpkı bir ekmek gibi, onun gibi güzel kokuyorsun.

Okumaya devam »



Acınası Gerçekler

Fazlasından yaÅŸadığını hissettiÄŸin günlerden birinde; etrafındaki en nice ÅŸeye-hayata- bakıp, kuÅŸ seslerini dinlemek ve cepte üç kuruÅŸ olmadığını bilip cılız ses tonuyla “hayat güzeldir!” demek. Ne çok isterdim bu hikayenin başı hollywood yapımı hikayeler gibi mutlu gülücüklerle; iki nokta yanına parantezi kapatmalarla baÅŸlasa, bitse ve de öyle gitse. Ne yazık ki, tarihin tekerrürden ibaret olduÄŸu topraklarda, mutlu anları acılarımızı monte ederek duyumsuzlaşıyoruz.

Okumaya devam »