Sahi, Hala Tuhaf Bir Tebessümün Oluyor Mu?

Zamansız sevdalarım oldu benimde, tıpkı sizin gibi… Evden bakkala rahat ve salaÅŸ giysilerle gidiÅŸim ve bakkalda uzunca bir sohbetten sonra “Yahu seninde üstün başın dışarıyla pek bir alakalıymış!” esprilerini kendi dillendirmelerimle yaptığım oldu, tıpkı sizin gibi… SeviÅŸlerim oldu; durmadan sevdim ben. YataÄŸa kendimi atmamla; tavanla aramda geçen diyaloglarda sen yine sevgili oldun ve bende seni kirece boyanmış tavanda bedeninin hiç bir detayını atlamadan çizen aÅŸk sarhoÅŸu bir salak. Yanlış ya da eksik çizemezdim seni. Yürüyüşünün yamukluÄŸundan sadece “laklak” yürümek uÄŸruna ayakkabılarının iç taraflarını bilmeden yiyen bir adamın hayatında sen, en doÄŸru ÅŸeydin ve yanlış çizilemezdin.

Günün birinde senden aldıklarımı baÅŸkalarına da sattım ey sevgili. Bunun uÄŸruna bana iyi paralar verdiler. Tek yapmam gereken senden olup bende kalanları pazarlamamdı; bu pazarlayışlarım senin hayatımda olmadığın yıllarda beraber yaÅŸadığımız bir gezegenden bu mavi-yeÅŸil gezegene düşüşümle baÅŸladı, her ÅŸey dün gibi gözümün önünde ÅŸimdilerde…

Bu Dünya dedikleri beÅŸ harflik milyonlarca dillik-milyar kelimelik gezegende pembe düşlerimin, sıcak gülümseyiÅŸlerin arkasından sen çıkamıyordun, henüz bile keÅŸfedemediÄŸim bu topraklarda maalesef sen yerine “para” denilen kağıtlar her defasında gözüme gözüme vuruluyordu. Gariptir, insanoÄŸlu denilen seni tanıdığı anda ilk izlenim diye gülümseyen, tanış dönemi ertesi yüzünü fazlaca somurttundan mimiklerinden yoksun kalmayı göze alarak “botoks” yaptıran ırk; bu kağıttan ÅŸeylerle-paralarla- beraber kendi vazokonstraktif atılımgacını da siliyordu-bildiÄŸin göt, yumuÅŸatırsam popo anlamında kullanıldı bu atılımgaç- ve ben hala anlam veremiyordum!

Evden çıkıp, sevdiÄŸim yerlerde soluk almam seninle beraber baÅŸladı. Sen olmadan spordan mahrum kalmasın bünyem diye her gün gittiÄŸim o koÅŸu pisttinin bende kalan en önemli hazinesi, bacaklarımda koÅŸudan kalma kaslar olarak birikmiÅŸ bir toplu adale takımı iken-ben onlara “adalet” ismini verdim :P -, seni de yanıma katıp yürüyüşlerimde, benim bir yolu senin etrafında dört dönerek dörtle çarpmış olmalarım dahi fazlaca keyfi yoruluÅŸlarım oldu, oysaki ben o adaleleri senin için geliÅŸtirmemiÅŸtim ama senin uÄŸruna severek çalışmamalarını da engelleyemezdim ki?

Sizin evin yanındaki kasabın babamın en yakın arkadaşı olduÄŸu bir memlekette, mutlak geçiÅŸ noktan olarak belirlediÄŸim kasabın hemen önünde, seni bekleyiÅŸlerim ve Kasap Haydar’ın dikkatini çekip elindeki kasaturayı bana doÄŸrultarak “Seni babana söylücem!” sataÅŸmaları ve benimde “Haydar abim, tamam söyle, de az yesin, bana bir araba tahsis etsin, böyle soÄŸukta zor oluyor!bilmiÅŸliÄŸim ve şımarıklığımla sırıtışlarım daha dün gibi gözümün önünde, sahi hala et alıyor musunuz oradan?

Yılların hızlıca geçtiÄŸini söylediÄŸim o sabah, ve yine senin “Daha dur yaşımız genç, onları daha düşünmeyelim!” dediÄŸin o günden bugüne tam 5 yıl geçmiÅŸ… Sahi hala düşünmemeli miyim?

Düşünmemeli miyim senin gidişinden sonra düşüşümle yeniden hayata başladığım şu yerküre de sensiz olmayışları? Düşünmemeli miyim ceylan gözler uğruna ağlayışlarımın şu anki esprilerime konuk olmalarını? Hadi beni ve bizi de geçiyorum, hemen köşede ki Kasap Haydar amcayı da düşünmemeli miyim? Bizden sonra benimde gidişimle beraber yüzünden gülücükler cebinden bir kiloluk et parası eksik kalmış şu gönlü zengin dev adamı da bir kenarda örümcek ağlarına kurban vereyim?

Sahi… Senden sonra gülemedim de ben! Güldüremedim de… Çocuk bakışlarla baktım hayata, olmadı… Varsın saÄŸlık olsun dediler… Varsın sen olmasan da bu yerkürede senin yerinde kuÅŸ gelsin, çicek çıksın, yerin dolsun dediler… Tabi ki olmadı ama… Varsın gönüller bir olsun dedim, ama seni hep sevdim! ;)


Yorumsuz kalmış! Sayenizde...

TrackBack URI

Trajikomik detay...
Güzelim Türkçemizin dil kurallarıyla ilişiğini kesmiş, "selam,merhaba,nasılsın" gibi kelimeleri kurarken "SMS" kalıplarına,kısırlığına kapılarak kendini "slm,mrb,nslsın" şeklinde ifade etmiş, IP adresi'nin kaydını tuttuğum halde sanal alemin verdigi "Beni nereden bulacak? - ki bulunuyorsun merak etme! -" rahatlığından bizim Özer'e küfür,hakaret etme gazına erişmiş, bu gazı bünyede dolandırırken bunu bile adam gibi yapamamış her bireyin yorumları özür dilenerek büyük bir keyifle silinir... Yorumların hepsini yeni bir mektupla buluşmuş gibi keyiflice okurum... Belki de "Trajikomik detay"da ki en olumlu sözüm de bu olmuştur...

*

*