Yazı da Durur!

Bitmek, tükenmek istemeyen yanmakta olan bir mum gibi… Yere akıp, aktıkça iz bırakarak, anlamlaşarak… Yazı da durur… Dünya durmaz, o durur, ben dururum, biz dururuz… Yazı da durur, bir mevsim gibi durur… Arkasında takipçileri, bekleyenleri, özleyenleri bir araya getirerek, özlemle durur… Zaman durmaz fakat yazı durur… Alfabe de durur, eski bir mahallenin süper marketlere boyun eğmiş fakirleşmiş bakkallanın defterinde durur, sevgilinin mektubunda ya da yeni bir doğumda… Çocuk durmaz, doğar… Ama yazı durur… Yazı da durur, eller donar, düşüncüler bulanıklaşır… Akımlar, görüşler durmaz… Yazı durur, ben dururum, biz dururuz… Dünya durmaz!

Bir gece vakti kapılmaca…


Yorumsuz kalmış! Sayenizde...

TrackBack URI

Trajikomik detay...
Güzelim Türkçemizin dil kurallarıyla ilişiğini kesmiş, "selam,merhaba,nasılsın" gibi kelimeleri kurarken "SMS" kalıplarına,kısırlığına kapılarak kendini "slm,mrb,nslsın" şeklinde ifade etmiş, IP adresi'nin kaydını tuttuğum halde sanal alemin verdigi "Beni nereden bulacak? - ki bulunuyorsun merak etme! -" rahatlığından bizim Özer'e küfür,hakaret etme gazına erişmiş, bu gazı bünyede dolandırırken bunu bile adam gibi yapamamış her bireyin yorumları özür dilenerek büyük bir keyifle silinir... Yorumların hepsini yeni bir mektupla buluşmuş gibi keyiflice okurum... Belki de "Trajikomik detay"da ki en olumlu sözüm de bu olmuştur...

*

*